Son günlerde sosyal medyada ve halkın gündeminde sığınmacı insanlar Suriyeliler, Afganlar vs gündemde.

Kimisi bunlar sığınmacı diyor kimi yok onlar mülteci diyor.

Her kafadan bir ses çıktığı gibi her siyasi partiden de farklı farklı sesler çıkıyor. Kimse kimseyi çözüm odaklı dinlemiyor.

Bakılan pencereler farklı farklı…

Bakılan pencereler kiminin kirli, kiminin puslu, kiminin buharlı, kiminin…

Kimi milliyetçilikten bakıyor,

Kimi dincilikten bakıyor,

Kimi iş-işsizlik yönünden bakıyor,

Kimi hümanistlikten bakıyor,

Kimi dış yardımlardan bakıyor…

*

Aylar önce AKP’li Özhaseki’nin şimdilerde dillerde dolaşan sözüne benzer bir sözü sanayide bir ustabaşı demişti de şaşırmıştım. O usta işlerin yoğun olduğundan hareketle ‘İyi ki Suriyeliler var, yoksa yandıydık.’ Demişti. Düşük ücret, düşük işçi maliyeti, çalışma saatlerinin fazlalığını da dâhil ederek. Zira ülkenin vatandaşı bu şartlarda çalışmayacak belki de hak arama yollarına girecekti.

AKP'li Özhaseki ‘Bu işin birkaç boyutu var. Birincisi insani boyut. Zorda kalan insanlara kapıyı kapatmak ne kadar doğrudur bilmiyorum. Bizim yanımızda şimdi bir arkadaş çalışıyor. Arapçası, İngilizcesi var ve bizim dış ticaretimize bakıyor. Çocuğu da bizimle çalışıyor.

Şimdi bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüzbinlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar. Kayseri sanayisinde de öyle. İşçi bulamıyorlar, bu adamlar çalışıyor.’ Derken;

CHP lideri Kılıçdaroğlu ‘İktidarımızda Suriyeli misafirlerimizle helalleşip iki yılda memleketlerine uğurlayacağız. Bu iktidarımızın en önemli beş önceliğinden biridir.’ Diyor.

İYİ partili Çıray ‘Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüş planını uygulamaya koyacağız. Bu projede kritik husus Suriyelilerin bireysel gönüllülük söz konusu olmadan ülkelerine dönecek olmalarıdır. Burada bir insan hakları ihlali, dayatma ve zorbalık kesinlikle yoktur.’ diyor.

Başka biri ‘Suriyeliler gelmemiş olsa, zaten istihdamlarına da gerek olmayacak. Bugün Suriyeliler nargile içip, deniz keyfi yaparken, benim askerim onların ülkesinde şehit oluyor.’ Diyor.

Bir başkası ‘Son günlerde bazılarınca Türkiye ekonomisini ve sanayisini Suriyeliler ayakta tutuyormuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Resmi rakamlara göre bile her 3 Türk gencinden birisi işsiz iken siz nasıl olurda bunu söyleyebilirsiniz?’ diyor.

Ş. Tayyar ‘Türkiye, ‘Atalım, kovalım' efelenmesiyle, ‘Çökeriz, biteriz' yanılsaması arasına sıkıştırılamaz. Fazla vergi gibi saçmalıklara mahkûm edilemez. Ülke menfaati ve insanlık yararına kırmadan, dökmeden, kutuplaşmaya yol açmadan makul çözüme ihtiyaç var. Herkes katkı sunmalıdır.’ Derken,

Bir vatandaş ‘Müslüman mazluma sahip çıkandır, Müslüman merhametlidir, Mülteciyi dışlamakta neyin nesidir..!’

Başka biri ‘Irkçılar, Faşistler, Zalimler, Vicdansızlar rızkı veren Allah c.c Suriyelileri Siz mi? Doyuruyorsunuz.’ Diyor.

Bir başkası ‘Bunlar bizim ülkemizde sahillerde nargile içip keyif yapsınlar, bayram geldiğinde ülkelerine tatile gitsinler. Bizim askerimiz, bu vatanın evlatları Suriye’de şehit olsun. Adalet mi bu?’ derken,

Başka biri ‘Ülkemin, Avrupa'nın mülteci çöplüğü olmasına birisi dur desin artık.’ Diyor.

N. Alçı ise ‘Hiç lafı eğip bükmeden yazacağım. 85 milyon yurttaş ve yaklaşık 10 senedir bizimle birlikte yaşayan, bu toprakların artık bir parçası olmuş 5 milyon göçmen kardeşimizle beraber biz 90 milyonluk Türkiye’yiz.’ Diyor.

Birisi işi biraz daha siyasallaştırarak AKP’li belediyelere gönderilmelerinden bahisle ‘Bunları savunanların yanına göndermeli, her aileye bir aile vermeli, onlar baksınlar onlara’ derken,

Başka biri ‘Üç maaş beş maaş alanlara kardeş yapmalı bunları ki onlar üstlensin bunların geçim masraflarını’ diyor.

Durum bu iken;

Suriyelilerden elinizi çekin diyenlere ve gitmeyiz diyenlere karşı;

Biri ‘Bunu size kapılarını açan Türkiye'ye karşı değil, üstünüze bomba yağdıran Esad’a karşı yapmanız gerekiyordu Suriyeliler!!!’ derken,

Bir diğeri ‘Kendi ülkenizde "Gitmiyoruz" deyip, ülkeniz için savaşsaydınız; şerefiniz ile ölüp, torunlarınıza şanlı bir miras bırakırdınız. Asalak olarak yaşamaktansa, şerefinle ölmek; en büyük kahramanlık ve onurdur. Gururdur!’ diyor.

*

Bir işçi çalıştıkları işyerinde hem Suriyeli hem de Afganların oluğunu söylüyor. İşyerinin çalışma şartlarının sağlık açısından riskli, tehlikeli olduğunu, ama insanların çalışmak zorundayız diyerek en kötü şartlara katlanarak çalıştıklarını ve ülke insanının çalışmayacağı ücretler karşılığında hayatlarını da riske atarak çalıştıklarını aktarıyor. Bundan işyeri sahiplerinin de memnun olduğunu, düşük ücretle sigortasız işçi çalıştırarak bu işten de fayda sağladıklarını söylüyor.

Ülkedeki işsizlik ve genç işsizlik oranlarına bakıldığında düşük ücretlerle, sigortasız işçi çalıştırmanın ne derece doğru olduğu, yetkililerin buna ülke menfaatleri gereği derhal el atması gerektiğini de düşündüğünü söylüyor.

*

Avrupa ülkeleri ise kendilerine sığınmacıların gitmesine karşı durarak bu konuda en iyi yerin Türkiye olduğu kanaatinde.

Mesela Avusturya Başbakanı ‘‘Mülteciler için doğru yer komşu ülkeler, Türkiye veya Afganistan'ın güvenli bölgeleri’’ diyor.

*

Vatandaş karmaşık düşünceler, görüşler içerisinde.

Avrupa’nın görüşü net. Türkiye’den bu tarafa kimse geçmemeli…

O zaman vatandaş ne derse desin problemin ortak akılla çözülmesi gerektiği de ortada.

Çok yönlü değerlendirmelerle çözüm odaklı olarak bu konu ele alınmalı.

İş çığırından çıkıp, ama siyasi sebeplerle ama farklı düşüncelerle ‘onları tutanlar ve diğerleri’ gibi toplumu tehlikeli olarak kategorize edip bölerek kargaşaya karmaşaya fırsat verilmemeli.

Zor virajları tehlikeli yolları güçlükle geçmeye çalışan ülkemizde bir de her ne sebeple olursa olsun iç kargaşa, çatışma, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sonu demek olur, zira birçok düşman bunu istemekte ve ellerini ovuşturmakta.

*

Siz ne diyorsunuz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.