Teknolojik Kinizm Çağında Diyojenler

Günümüzde teknolojiyle yoğrulmuş bir çağda yaşıyoruz. Modern hayatımız, bizi her an etkileyen, değişen ve gelişen teknolojik yeniliklerle dolu. Ancak, bu teknolojik ilerlemelerin getirdiği kolaylıkların yanı sıra, bir yandan da toplumsal ve bireysel tutumlarımızı derinden etkileyen yeni bir atmosfer yaratıyor. Bu atmosferin temel öğelerinden biri de kinizmdir.

Kinizm, Antik Yunan felsefesinin önemli bir akımıdır ve Kinikler olarak bilinen filozoflar tarafından temsil edilmiştir.

Bu felsefi akım, Stoacılık ve Epikürcülük gibi diğer Helenistik düşüncelerle birlikte çağının önemli felsefi akımlarından biridir. Kinizm, basit bir yaşam tarzını benimseyen ve mülkiyet ile lüksten kaçınan Kiniklerin felsefi öğretileriyle karakterizedir. Kinikler, doğal yaşamı ve dürüstlüğü önemserler ve toplumun yapay normlarına ve beklentilerine meydan okurlar. Bu tavırlarıyla, toplumsal ve kültürel kuralların ötesine geçerek daha özgür bir yaşam tarzını benimserler. Sinoplu Diyojen, Kinizmin en ünlü temsilcilerinden biri olarak bilinir ve onun yaşam tarzı ile öğretileri, Kinizmin temelini oluşturur. Diyojen'in sıra dışı yaşam tarzı ve keskin söylemleri, onun basitliği, dürüstlüğü ve toplumun normlarına karşı çıkışını kapsamlı bir şekilde yansıtır. O, şu sözüyle genel bakış açısını özetler: "Diğer köpekler düşmanlarını ısırır, bense arkadaşlarımı kurtarmak için ısırırım." Diyojen'in kinik felsefesini ve değer yargılarını temsil ettiği bu sözünde, sıradan köpeklerin saldırganlığına atıfta bulunarak toplumun genel olarak bencil ve düşmanca davranışlar sergilediğini işaret eder. Ancak, kendisi arkadaşlarını korumak için aynı saldırganlığı kullanmayı tercih eder. Bu söz, Diyojen'in yaşam felsefesini ve insanların doğasını eleştiren tutumunu yansıtırken kinik felsefenin özünü de yansıtır. O, sıradan köpeklerin düşmanlarını ısırdığını ancak kendisinin arkadaşlarını korumak için aynı eylemi gerçekleştireceğini belirterek, toplumun değer yargılarını tersine çevirir.

Diyojen için, dostluk ve sadakat gibi erdemler, bireyin davranışlarını şekillendiren temel ilkelerdir. Aynı zamanda, Diyojen'in mizahi ve alaycı tarafını da yansıtır. Onun sivri dili ve toplumun normlarına karşı ironik tavırları, insanların absürtlüğünü vurgular ve kendi tutumunu öne çıkararak toplumun ikiyüzlü çelişkilerini eleştirir. Diyojen, arkadaşlarını korumak için her türlü zorluğa katlanmaya hazır olduğunu ve toplumun değer yargılarını sorguladığını açıkça ifade ederken, yaşamın önemli olduğunu düşündüğü içsel özgürlük, doğallık, dürüstlük ve bağımsızlık gibi değerleri de vurgular. Ona göre, gerçek mutluluk basit bir yaşam ve içsel erdemlerle elde edilebilir.

Günümüz kapitalist ve maddeci toplumu içinde Kinizm, önemli bir sosyal avantaj sağlar. Ancak, Kinizmin tam anlamıyla ne olduğunu anlamak önemlidir. Kinizmi, temel unsur olan güvensizlikle karakterize edebiliriz. Güvensizlik, Kinizmin temel maddesidir ve toplumun çeşitli yönlerinde belirgin bir şekilde görülür. İnsan doğasına dair bazı bilgiler ekleyerek, mizah, bilgelik ve ironiyle de Kinizmi daha iyi anlayabiliriz; ancak, güvensizlik temelinde yatmaktadır.

Güvensizlik, Slovaj Zizek'in bakış açısına göre, bir tür yaşamı sırt üstü yatmış, güvenli bir duruma sokarak kötümserliğe üstün bir avantaj sağlar. Bu durum, F. Kafka'nın "Dönüşüm" eserindeki Gregor Samsa'nın bir sabah uyandığında böceğe dönüşmesine de alegorik olarak benzetilebilir. Bu tutum, sosyal olayları manipüle etme ve daha tutarlı stratejiler geliştirme olanağı sunar. Ancak, diğer bir bakış açısından, Kinizm değerli bir varlıktır. Dünyaya karşı bir tür koruma ve harekete geçme zamanı sunar, savunma ve saldırıda avantaj sağlar. Samsa'nın dönüşümü, onun hayatını, toplumdaki yerini ve insan ilişkilerini kökten etkiler. Başlangıçta, Samsa'nın bu durumuyla nasıl başa çıkacağına dair bir umut belirir ancak zamanla bu umut kaybolur ve yerini umutsuzluk, yabancılaşma ve kinizm alır. Samsa'nın dönüşümü, onun toplum içindeki yerini ve ilişkilerini yeniden değerlendirmesine neden olur. Başkalarının ona bakışı, onun insanlığını ve değerini sorgulamasına yol açar. Bu süreçte, Samsa'nın kinik bir bakış açısı geliştirdiği görülür. Artık toplumun normlarına ve beklentilerine uyum sağlama isteği yerine, içsel bir isyan ve reddetme hissi ortaya çıkar. Onun iç dünyasında derin bir çatışma yaratır.

Şimdi tekrardan Zizek'e geri dönelim, kinizmin modern toplumlarda yaygınlaşan bir tutum olduğunu ve genellikle kapitalizmin rekabetçi doğası, değişen ekonomik koşullar ve ideolojik manipülasyonlarla ilişkilendirildiğini belirtmek önemlidir. Zizek'e göre, kinizm bireylerin duygusal ve entelektüel savunma mekanizması olarak işlev görebilir. Ancak, Zizek, kinizmin aşırıya kaçması durumunda bireyleri duygusal ve toplumsal olarak izole edebileceğini ve gerçek değişim ve dönüşümün önünde engel olabileceğini vurgular. Bu nedenle, kinizmi anlamak ve eleştirmek için derinlemesine bir analiz yapmayı ve bireylerin daha yapıcı bir tutum geliştirmelerini teşvik etmeyi savunur.

Yaşadığımız kinizm çağında, başkalarına güvenme yeteneğimizi kaybedebiliriz, onların erdemlerine, niteliklerine ve ahlaki değerlerine olan inancımızı yitirebiliriz. Bu endemik, aşındırıcı ve ölümcül güvensizlikle mücadele etmek gerekebilir. Ancak, bu mücadeleyi büyük bir umut olmadan ifade etmek zorundayım. Başkalarına inanmak, savunmasızlıklarını belirtiyor gibi görünse de, katlanılabilir bir saflıktır. İşte bu yüzden insanlar birbirleriyle bağlar kurar, çünkü insan zayıf bir varlık olarak kırılgandır, hatta acınası bir şekilde kırılgandır. Kötümserlik, giderek insanlığı ele geçiriyor gibi görünüyor; insanlar yalnızlaşıyor, nevrotik hale geliyor ve teknolojik çağ ile birlikte anlamlı ilişkiler kurmakta daha da beceriksiz hale gelecek gibi görünüyor. Yazıma son verirken, Paul Virilio'nun teknolojik kinizme karşı yönelttiği eleştirel sözüyle noktalıyorum: "İnsanlığın sonu su baskınlarıyla değil, ses ve görüntü baskınlarıyla gelecek." Kim bilir belki de Diyojen'in fıçısı modern zamanlarda yapay zeka teknolojisidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Fatma Ece Gödeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Survivor All Star 2024'te Kim Şampiyon Olacak?