La Boétie'nin Perspektifinden Özgürlük ve İktidar

Étienne de La Boétie, 16. yüzyıl Fransız düşünürü ve yazarıdır. O, genellikle otorite ve hükümdarlık konularıyla tanınır. En önemli eseri olan "Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev", devletin doğasını ve insanların neden gönüllü olarak köleleştirildiğini sorgular. La Boétie, bu eserinde, devletin halkın özgürlüğünü nasıl kısıtladığını ve insanların neden buna razı olduğunu anlamak için derinlemesine bir bakış sunar. Günümüzde bile, La Boétie'nin analizleri, otoritenin sorgulanması ve bireysel özgürlüklerin savunulması üzerine yapılan tartışmalarda önemli bir rol oynamaktadır.

La Boétie'nin "Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev" adlı eseri, günümüze ışık tutan bir metindir. Bu eser, özgürlük kavramının evrenselliğini sorgularken, aynı zamanda dönemin siyasi ve toplumsal bağlamını da yansıtır. Her ne kadar yaklaşık olarak 500 yıl önce kaleme alınmış olsa da, eserin temel mesajları bugün hala geçerlidir. Günümüzde de insanların özgürlük arayışları ve otoriteye karşı duruşu, La Boétie'nin analizlerinden önemli dersler çıkarabilir. Dolayısıyla, onun bu eseri çağdaş toplumsal ortamımıza yerleştirilirken, temel fikirlerinin ve düşünsel derinliğinin hala değerli olduğunu unutmamak gerekir. Ancak, 500 yıl önceki bir kitabı çağdaş, belki de Batılı toplumsal ortama yerleştirmek zor olabilir çünkü her kitap, yazarın aldığı ihtiyaçlardan ve uyaranlardan doğar ve bunlar, yazıp yayımladığı tarihsel çağda geçerlidir. Bu nedenle, La Boétie'nin kitabını tam olarak anlamak için, dönemin sosyal ve ekonomik koşullarını dikkate almak önemlidir.

O dönemdeki yaşam koşullarını anlamak için, 1500'lerde insanların çoğunun geçimlik ekonomiye dayandığını ve sosyal adaletsizliklerin yaygın olduğunu bilmek önemlidir. Soylular ve din adamları gibi elitler, toplumun en üstünde yer alarak büyük bir güce sahipti ve bu gücü genellikle kendi çıkarları için kullanıyorlardı. Bu durum, halkın yaşam koşullarını daha da kötüleştirebilir ve onları açlıkla yüzleştirebilir. Dolayısıyla, o dönemdeki toplumsal düzen, güçlerini korumak için halkın zorunlu ihtiyaçlarını göz ardı eden ve onları sömüren birkaç elitin kontrolünde olabilir. Bu bağlamda, kral ve onun işbirlikçileri, halkın düşmanı olarak görülebilir, çünkü güçlerini korumak için halkın refahını ihmal ediyorlardı.

Aynı zamanda geçmişteki güç yapılarına bağımlılığın ve gelecekteki gelişmelerin tam olarak öngörülememesinin önemine vurgu yapılmaktadır. Bu, insanların daha az girişimci olabileceği anlamına gelmektedir. Ayrıca, daha sonraki toplumsal yapılar, örneğin kötü niyetli refah devleti gibi, göz ardı edilmemektedir. La Boétie'nin de belirttiği gibi, insanlar özgürlüklerinin bir kısmını sağlanan refah ve güvenlik karşılığında fedakarlık etmişlerdir. Ancak krallara itaatten vazgeçildikten sonra toplumun geniş kesimlerinin ne yapacağı konusunda öneriler sunmamaktadır.

Ünlü ifadesi "Bu nedenle artık hizmet etmemeye kararlı olun ve özgür olacaksınız!" hem çok şey ifade ediyor hem de hiçbir şey ifade etmiyordur.  Özgürlüğe erişildiğinde ne olacağına dair belirsizlik vardır. Bu ifade, geleceğe dair karmaşık ve belirsiz bir tabloyu özetler: Özgürlüğe ulaşmak, yeni fırsatlar sunar ancak beraberinde belirsizlikleri de getirir. La Boétie, insan ruhunu nadir bir anlayışla kavramıştır ve genç yaşına rağmen, kazananların safına katılmak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır insanların özelliklerini mükemmel bir şekilde tasvir etmiştir. Victor Hugo'nun şu sözlerini hatırlamak önemlidir: "Kendini satmak için para ödeyen insanlar var." Bu ifade, insanların kendi değerlerini satmalarının ne denli üzücü olduğunu vurgularken, La Boétie'nin eserinde ele aldığı temalarla da paralellik göstermektedir.

Özgürlükçü literatürle bazı ortak noktaları ve eleştirileri paylaşmasına rağmen, tam anlamıyla bir özgürlükçü değildir. Onun eserini anlamak için, yazıldığı siyasi bağlamı dikkate almak önemlidir; aksi takdirde, çağdaş okuyuculara pek bir şey sunmaz. Eser, doğal hukuk prensiplerine dayanır. La Boétie, en iyi yönetim biçimi sorunundan kaçınmayı tercih ettiğini belirtir ve monarşiyi, uygun bir şekilde yönlendirildiği takdirde de kabul eder. Ancak, eleştirdiği şey, değersiz bir hükümdarı destekleyen halkın uysallığıdır. La Boétie, yerleşik gücün kutsallığını kabul etmeye karşı çıkar. Ancak kölelikten bahsederken, siyaseti, protokolleri ve saray geleneklerini körü körüne takip eden, beceriksiz bir kralı destekleyen ve ancak kendi iradesiyle özgürlüğü elde edebilen kitlelerden bahseder. Bu, boyun eğdirilmiş insanları veya köylüleri ifade eder.

La Boétie, çoğunluğun bire karşı özgürlüğünü, şiddete başvurmadan, sadece temsil hakkından ve kendi rızasından yoksun olarak kendini özgürleştirme hakkını talep ettiği bir çekimserlik biçimi öneriyor. Ancak bu talep, haklı olduklarına inandıklarında sosyal ve politik yükümlülüklerden tamamen kaçabilecekleri anlamına gelmez. Ona göre, haklar tamamen doğaldır ve hepsi "iyi anne" tarafından verilmiştir. Bu durumda, verdiği örnekler genellikle hayatta kalma içgüdüsünün ve türün durumunun sorumluluğunu yansıtır. Herhangi bir monarşiyi bir tiranlık biçimi olarak sunar ve bu görüşü desteklemek için klasik örnekler genellikle şiddetli isyanları kullanır. Eğitimin ve alışkanlıkların rolü de kabul edilir; çünkü insan doğası gereği eğitim ve beslenme, insanın doğal eğilimlerini sürdürmektedir.

Doğal hukuk tanımı her zaman net değildir ve her doğal hukuk uzmanı kendi vizyonunu tanımlar. Doğal hukuk teorisi, zamanla farklı yorumlara ve uygulamalara yol açabilir. Ancak, bu felsefe, güçlü sosyal adaletsizliklere karşı reformist bir isteği yansıtabilir.

La Boétie'nin eseri, insanların kendi özgürlüklerini seçme potansiyeline sahip olmalarına rağmen, köleliği gönüllü olarak kabul eden insanları eleştirir. Bu, ekonomik ve sosyal fırsatçılığın özgürlük arzusu ile çelişkili olduğunu gösterir. Sonuç olarak, La Boétie'nin eseri, içinde bulunduğu durumu göremeyen ve davranışının sonuçlarını fark edemeyen kişiler için uygundur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Fatma Ece Gödeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını Kim Kazanır?