MERHAMET HUTBESİ

< p>

Yer yer uyku baskıları olsa da uyumadan dinlemek için hutbeyi olağanüstü bir gayret gösterdim bu cuma camide.

Ülkemizde muhafazakâr dindar olarak bilinen Konya gibi bir yerde birkaç zalimin hayvan barınağındaki köpeklere yaptığı zulmün, işkencenin vicdansızlığın videosu gündeme düştü merhamet hutbesinin okunduğu gün.

*

Ülkemizde yaklaşık doksan bin cami var.

Ülkemizde amirin memurun hâkimin savcının siyaset yapan iktidarıyla muhalefetiyle siyasetçilerin gittiği, Cuma namazında da muhtemelen aynı hutbe okundu, aşağı yukarı aynı dualar yapılmıştır diye düşünüyorum ki; uzun zamandır merkezi sistem hutbeler okunuyor.

Evet, benim gittiğim camide görevli elindeki kâğıttan şunları okudu özetle.

Merhamet, Rabbimizin “Rahmân” isminin bir tecellisidir.  Merhamet, kalp inceliği ve gönül yumuşaklığıdır. Şefkatli ve insaflı davranmaktır. Merhamet, kalpleri kin, öfke ve intikam gibi hastalıklardan temizlemektir. Gönülleri sevgi, saygı ve affın güzelliğiyle tezyin etmektir.  Can taşıyan her bir varlığa hatta bütün kâinata muhabbet nazarıyla bakmaktır. 

 “Her canlıya yapılan iyilikte bir sevap vardır.” buyuran Resûlüllah (s.a.s)’in şefkat ve merhametinden bütün canlılar gibi hayvanlar da nasibini almıştır. Rahmet elçisinin insanlığa takdim ettiği ilkeler üzerinde yükselen İslam medeniyetinde hayvanlara şefkat ve merhamet gösterilir. Onların uygun ortamlarda yaşama ve barınma hakları gözetilir.

Şiddet, öfke, kin ve nefretin yürekleri işgal ettiği günümüzde merhamet medeniyetinin birer mensubu olarak bize düşen, Rahmet Peygamberinin mesajlarına yeniden sarılmaktır. “Ben ancak rahmet olarak gönderildim.” buyuran Allah Resûlü’nün ilim, hikmet ve irfan mektebinde gönüllerimizi eğitmektir.

O halde geliniz! Asrımızın en büyük hastalığı haline gelen merhametsizliği bir tarafa bırakarak; eşimize, çocuğumuza, ana babamıza, yaşlılarımıza, çevremize ve bütün canlılara karşı vicdanlı ve merhametli olalım. Gönlümüzde merhamet pınarları çağlasın daima. Kalbimizde merhamet adlı bir çınar büyüsün. Şefkat ve rahmet kaplasın dört bir yanımızı. Ailemiz ve toplumumuz merhamet ocağı olsun.

Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “Merhamet edene Rahman olan Allah da merhamet eder. Siz yerdeki bütün mahlûkata merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.”

Muhtemelen önceki günlerde çekilmiş olan birkaç kişinin hayvan barınağındaki köpeklere yaptığı muamelenin videosu gündeme düştü merhamet hutbesinin okunduğu gün.

Hemen hayvan severleri ve yetkilileri harekete geçirdi.

Bu hareketi yapanların dinden diyenetten insanlıktan bi haber olduğu da insanlarca düşünüldü elbette.

Garip bir dünya.

Müslümanız diyenlerin Müslümanlıktan fersah fersah uzak yaptığı işler.

Bir önceki yazımda da yine bu merhamet konusuna ters düşen bir durum vardı maalesef yine.

Orada şöyle yazıyordu.

‘En son geçtiğimiz günlerde AKP’de yıllarca bakanlık yapmış sonunda bir şekilde oradan ayrılarak yeni parti kurmuş olan Ali Babacan’a soruluyor.

Ne diyorsunuz KHK’lar için?

Ve cevabı şöyle;

 “2021 verisi daha açıklanmadı. 2020 sonuna kadar 1 milyon 574 bin kişiye ‘terör örgütü üyesi olma’ iddiasıyla savcılıklar dosya açmış. 1,5 milyon insana terör soruşturması açmışlar; böyle birşey olur mu ya Allah aşkına? 15 Temmuz’dan sonra Erdoğan iki talimat verdi;

1-  Kurunun yanında yaşı da yakın dedi. Çok önemli. Kurunun yanında yaş da yanacak arkadaş dedi.

2-  Acımayın, acınacak hale düşersiniz dedi.’

Yalanlandı mı bilmiyorum…

*

Dinimiz insana, hayvana yani can taşıyan her bir varlığa merhametle muameleyi emrediyor. Müslümanım diyen insanlar ve işin garibi kendini mutaassıp dindar imajıyla tanıtan Konya’da bırakın merhametli davranmayı zulmediliyor hayvanlar işkence ile öldürülüyor.

Müslüman ülkede bir grup insana başka gruplar için acımayın onlara, acırsanız acınacak hale düşersiniz denilerek merhametsizlik emrediliyor.

Anlaşılan o ki; İslam dini merhameti, merhametli olmayı emrederken, İslam Peygamberi şefkati merhameti emrederken, ben rahmet peygamberi olarak gönderildim derken hangi saikle söylendiği söyleyenlerce malum sebeplerle, tersi yapılıyor.

‘Siz yerdeki bütün mahlûkata merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.’ Hadisinden hareketle; ülkemizde insanımızda bir sıkıntı varsa, ortada bir merhametsizlik varsa yerdekilere merhamet edilmediğinden olabilir mi? Diye akla gelmez mi?

Yapılan bu işkenceler, bu zulümler bitirilmezse istikbal merhamete kapalı olmuş olmaz mı?

Ya da insanlar Allah’tan nasıl bağışlanma ister?

Roger Garaudy şöyle demiş;

“İslâm 300 yıl önce, Pasifik’ten Atlantik’e kadar dünyaya hâkimdi, şimdi ise sürünüyor.

Namazda bir değişiklik olmadığına göre, Müslümanlarda bir değişiklik var…”.

*

İslam dini bir vadide din müntesibiyim diyen Müslüman başka bir vadide…

İslam peygamberi Hz Muhammet sallallahü aleyhi vesellem bir vadide ümmetiyim diyenler başka bir vadide…

O peygamberin getirdiği Kur’an bir vadide işlerimi 6666 ya göre yaparım diyen başka bir vadide…

Cuma bir vadide Cuma namazına gidenler başka bir vadide…

Ki hutbelerde bu zikredilenleri dile getirmek gerekiyor.   

Yazıklar olsun bil cümlesine…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Fatih RİND - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Hangisi Daha Güzel ve Daha Başarılı?
Tüm anketler