DEPREM

Depremlerin sebebi ve tanrısı olarak görülen Poseidon Yunan mitolojisine göre canı ne zaman sıkılıp kendini kötü hissetse elinde sürekli bulunan üç dişli çatal şekilli aparatı yere saplar, deprem ve benzeri felaketleri oluşturur. Bunu bazen de insanları korkutmak ve onlardan öç almak için yapar.

 

Yer kabuğu ya da taş küre adı verilen yerkürenin en üstünde bulunan tabakada fay hattı adı verilen kırıkların çeşitli hareketleri ile meydana gelir. Fay hatları, taş küredeki kayaların gerilme, sıkışma gibi yüksek basınç oluşturan şartlar altında kırılması ile meydana gelen bu yer hareketlerine deprem denir der ansiklopediler ve ilgili ilim dalları.

 

Ülke olarak depremlerin acı faturasını ödemiş ve ülkemiz tabiatta cari adetullah ya da sünnetullah denilen kanunlara karşı durulamayacağını acı şekilde yaşayarak tecrübe etmiştir.

 

Yaşanarak öğrenilen bu acı tecrübeler hayatımıza ne kadar şekil vermiştir bu elbette tartışılır.

 

Gerekli önlemler genel manada elbette çok eksiktir.

 

Geçtiğimiz hafta 17 Ağustos depreminin yıldönümü sebebiyle depremler ülkenin gündemini meşgul edip geçti ve gitti.

 

İlim adamları muhtelif branşlara göre olası bir deprem ve ona yönelik çalışmalar hakkında konuştular, konuştular, konuştular…

 

Olması muhtemel bir depremin olması halinde ülkenin büyük çoğunluğunun perişan olacağı, yıkılıp mahvolacağını tahmin etmek için ilim adamı vs olmaya da gerek yok. Zira görünen köy kılavuz istemez.

 

Olası depremlerdeki tahribatları en aza indirmek devlet politikaları ve topyekûn toplumun bilinçlendirilmesi gibi çalışmalarla mümkün olur.

 

Yıkıntılar, tahripler, çöküşler, ülkenin geleceği alınacak tedbirlerle orantılı olarak değişir.

 

Bunu da muktedirler ve ilim adamları vazife addedip gerekeni yapmalıdır.

 

*

 

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Depremin nerede ve ne büyüklükte olduğundan öte bizim gelecek bir depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuz önemli. Belki 1 saniye, belki 10 sene sonra büyük bir deprem olabilir." Derken ilim adamı ve siyasiler depremlerle alakalı çalışmaların gerektiği gibi yapılmadığından şikâyet edip suçu da birbirlerine atadursunlar, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Günceldir fakat elbette genellemek tamamen yanlıştır. Ülkede İslam’ı temsil ediyor denilen din görevlisi tabir edilen imam ve müezzinler hakkında eskort kadınlarla irtibattalar diye soruşturmalar açılıyor. Din görevlisi ve eskort kadın tabirleri dünya yıkılsa bir araya gelmez yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede ki bunlar bir araya geliyorsa olası bir depremi beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Toplum olarak dinimiz haram olarak görse bile, nefsanî ve indî fetvalara dayanarak faiz ve kredilere gömülen Müslüman halkın olası bir depremi beklemesine gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

  

Hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık, ayyaşlık normal bir halmiş gibi kabul edilip, bu tür olaylar karşısında sessiz kalan Müslüman halkın olası bir depremi beklemesine gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Uyuşturucu, adından bile bahsedilmemesi gereken Müslüman olan ülkemizde 12–13 yaş seviyesinde kullananların sayısı küçümsenmeyecek kadar olmuşsa, sigara ilkokul çağlarına, uyuşturucu ortaokul seviyelerine kadar inmişse olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Memlekette uyuşturucu şebekesi yakalanıyor şebeke yöneticisi savcı, kurye ise Narkotik Şubede çalışan polis ise olası bir depremi beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Helal haram ver Allah’ım, fakir kulun yer Allah’ım sözünü düstur edinen tembel ve aymaz bir nesil zuhur etmişse olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Adalet adil değil, haksızlıklar yapılıyor gibi şikâyetler ayyuka çıkıyor ve buna kulaklar, ağızlar, gözler kapanıyorsa, vicdanlar bastırılıyorsa, hak, hak sahibine verilmiyorsa, suçlu bayram ediyor, masum eziyet çekiyorsa, olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Vatandaşlarını, insanlarını Alevi, Sünni, Kürt, Türk, cemaat cemiyet kavramlarıyla toplumsal kutuplara kötü niyetli ve kasıtlı olarak, bu farklı renkleri üstünlük ya da yergi aparatı olarak kullanılıyorsa, bölme parçalama maksatlı bunlar ha bire körükleniyorsa ve kim daha iyi körüklerse o daha çok pirim yapıyorsa, olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Ülkenin vatandaşı, vatandaş olarak değil de siyasi mülahazalarla değerlendirmeler yapılarak, hak hukuk demeden yandaş candaş kayırmaları yapılıyorsa,  olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Etkili yetkili zevat, rüzgârın oğlu olup,  hakkı, hukuku, kardeşliği, dostluğu, fazileti, liyakati, insanlığı bırakıp farazi hezeyanlarla, paranoyalarla tamamen rüzgâra teslim oluyor ve tozu dumana katıyorsa,  olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Akif merhumun dediği gibi toplumumuz ‘Dişsiz mi (güçsüz mü) bir insan onu kardeşleri yerdi’ şekline gelmişse, düşenin elinden tutacak yerde, başı eziliyorsa, olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Yine Akif merhumun dediği gibi ‘Beşerin adli masal, hak yalnız zıpırın’ ise olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

İnsanımız, bugün düğün sarayında evleniyor, yarın adalet sarayında boşanıyorsa, aile mefhumu yerle bir olmuşsa, olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Üniversite sınavlarında on binlerce öğrencisi sıfır çekiyorsa, ülkemiz adına olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Dünya üniversiteleri arasında ilk 500 üniversite içinde ülkemizin üniversitelerinin hiçbirisi yer alamıyorsa olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Güç karşısında, çeliği suyu zayıf olan bıçak gibi dönüveren, ideale, davaya, mefkûreye sırt çeviriveren bir insan tipi toplumumuzda rağbet görüyorsa olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Yalakalık revaçta oluyorsa, insani değerler ters yüz ediliyor ve kişilik yoksunu bir jenerasyon makbul tutuluyorsa olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Kültür mantarı gibi tatsız tuzsuz kültür Müslümanlığı yaşayan biz Müslümanlarda, samimiyet, ihlas, özveri, İslami ahlak, İslami yaşayış olmadıktan sonra olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Müslüman’ız deyip, oruçsuz, namazsız bir hayatımız varsa, deizm hayat tarzımız olmuşsa,  arada iki tek atıp salladığımız yalanları küçük beyaz yalanlar, pembe yalanlar diye renklendirirsek ve bunlarla kendimizi avutuyorsak, hakkaniyet vs aramaksızın eskiden arpalık tabir edilen şimdilerde kıyak ya da ballı kaymaklı işlerden üçer beşer maaş alıp toplumun serzenişlerine kulak tıkamışsak olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

İslam’ın örtünme emri sulandırılıp mahremin yanında bile olmayacak haller namahrem yanında çok normalmiş gibi yaşanıyorsa, makyajla vs moda tabir edilen eşgal ile giyinik çıplaklar nebevi teşbihine uyan bir hayat yaşıyorsa Müslümanım diyen bir kadın, olası bir depremi beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Verilen sözler yerine gelmiyorsa, çek senet ödememek bile isteye adet haline gelmişse, ülkeyi ülke milleti millet yapan değerler tersyüz edilmişse, vatan millet Sakarya edebiyatı revaçta ve bu durum sadece lafta kalıyorsa, olası bir depremi beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Hastanelerinde doktorlar, sağlık personeli can güvenliği yaşıyorsa, maddi manevi tedbirler alınmayarak beyin göçüne kayıtsız kalınıp giden gitsin basitliğinde bir zihin yapısına sahipsek, olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Alkış zamanı en önlerde hesap zamanı en arkalarda olunuyorsa, bir olumsuzlukta derhal bir günah keçisi bulup, yok şu parti, yok bu parti, yok dış güçler, yok şunlar yok bunlar deyip kaçamaklarla iş kotarılıyor, olumsuzlukların üzeri örtülüyorsa olası bir deprem beklemeye gerek yoktur, yazık ki deprem çoktan yıkıp geçmiştir.

 

Arabada radyoyu açınca Polis radyosu çalmaya başladı ve spikerin sözü şöyle duyuldu. ‘…haber duyduğunuzda doğruluğunu teyit edin’. Yani araştırıp soruşturmadan haklı haksız belli olmadan, güçlü ama haksız olsa ondan taraf olmadan önce araştırın, hakkı yerine teslim edin, demekti.

 

Siz yüce beyanda ‘Ey iman edenler; eğer bir fasık size bir haberle gelirse, onu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da sonradan ettiğinize pişman olursunuz.’ (Hucurat 6) ayetini hep okuyacaksınız, ayete ve onun bulunduğu sureye dolayısıyla Kur’an’a, onu getiren elçiye, gönderen kudrete inandığınızı söyleyeceksiniz, sicili bozuk yazılı ve görsel medyada yer alan karalama, iftira, yok etme kampanyalarıyla yapılan tezviratlara ses çıkarmayacaksınız, bu itibarla olan zulümlere sessiz kalacaksınız sonra da Allah peygamber din kardeşliği, vatanın birlik beraberliği hikâyeleri anlatacaksınız.

 

Kusura bakmayın ve olası bir deprem beklemeyin.

 

Yazık ki deprem çoktan gelip yıkıp geçmiştir. Bugün yaşananlar da o depremin tahribatı yıkıntısı içinde debelenmedir.

 

Vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih RİND - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Başkentte Karar - Son Dakika Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Hangisi Daha Güzel ve Daha Başarılı?