Ülke gündemi çok hızlı değişmekte. Bugünler ülke 104 emekli amiralin ortaya attıkları açıklamalarla çalkalanmakta.

Muhalefet farklı, iktidar farklı, açıklamayı yapanlar farklı görüşteler aynı konuda. Ortalık açıklamalardan, tepkilerden geçilmiyor.

Rüzgâr kesilince, bulutlar dağılınca, güneş doğunca, olayların perde arkası perde önüne düşecek, o zaman olaylar vuzuha kavuşacaktır.

Bu olayı, çözecek ilgili makamlara bırakarak azıcık geriye gidelim. 

*


Bir işte muhatap, o işle birinci dereceden ilgilenenler olmalıdır.

Zira o işi en iyi bilen o ya da onlardır.

Buradan hareketle geçtiğimiz günlerin en hararetli gündemlerinden  ‘İstanbul Sözleşmesi’ de bu kapsamda değerlendirilecek bir konu.

Herkes onun hakkında bir şeyler söyledi.

Söz söylemeye yetkili olanlar ise aşağıdaki üç soruya şu cevabı vermiş. 

1-Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi yani İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen sözleşme niçin imzalanmıştı?

2-İçeriği nedir?

3-Sözleşmeden çıkılma maksadı nedir? 

‘Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve istismarın önlenmesi en önemli gündem maddelerimizden biridir. Şiddetle mücadelede sıfır tolerans ilkesi çerçevesinde yapılandırdığımız çalışmalarımız; yasal çalışmalar, eğitim ve farkındalık artırma çalışmaları, kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu geliştirme çalışmaları başlıklarında kararlı biçimde sürdürülmektedir.

Bu kapsamda; başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm taraflarla eşgüdüm içerisindeki çalışmalarımız kesintisiz, planlı ve programlı bir şekilde ilgili mevzuat çerçevesinde devam etmektedir.
Avrupa Konseyi(AK) tarafından 2000’li yıllarda başlayan kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin bağlayıcı bir sözleşme hazırlanmasına ilişkin süreç sonunda, 2011 yılında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi İstanbul’da imzaya açılmış ve 1 Ağustos 2014 tarihinde ise taraf ülkeler açısından Sözleşme yürürlüğe girmiştir.
Avrupa Konseyi Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti sona erdirmeyi amaçlayan, Avrupa Konseyi üyelerinin taraf olduğu bölgesel nitelikte bir Sözleşme’dir.

Avrupa Konseyi Sözleşmesi taraf devletlere fesih hakkını tanımaktadır.
Sözleşme’nin 80 inci maddesinde “Herhangi bir Taraf, herhangi bir zaman diliminde, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle işbu Sözleşme feshedebilir. Bu tür fesihler bildirimin Genel Sekreter tarafından alınmasından sonraki üç aylık sürenin sonunu izleyen ayın ilk günü yürürlüğe girer.” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin feshi, Üye Devletin bağımsızlığı çerçevesinde uluslararası hukuka uygun olarak alınabilecek bir karar niteliğindedir.
Ülkemiz, kadınının her alanda güçlenmesi için sarf ettiği çabalar açısından dünyada istisnai ve özgün tarihsel bir deneyime sahiptir.
Özellikle son 20 yıldır kadına yönelik ayrımcılık ve şiddetle mücadele alanlarında yapılan yasal düzenlemeler ve uygulanan politikalarla Ülkemiz dünyada örnek bir noktaya ulaşmıştır.

Türkiye’de yüksek bir seviyeye erişen kadın haklarının teminatı Anayasamız başta olmak üzere günün şartlarına hızla adapte olabilen dinamik ve güçlü hukuk sistemimizdir.

Ülkemiz gerek Birleşmiş Milletler (BM) gerekse Avrupa Konseyi (AK)’nin insan haklarına ilişkin birçok temel sözleşmesine taraf konumdadır.
Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan rapor ve belgelere görüş verilmekte, Ülkemizde yürütülen çalışmaların çeşitli uluslararası raporlara yansıtılması amacıyla çalışmalar yürütülmekte, bu kuruluşlarca düzenlenen toplantılara aktif katılım sağlanmaktadır.
Hem Ülke, hem küresel düzeyde kadınların toplumsal hayatın her alanında çok daha aktif, üretken ve güçlü bir şekilde yer almalarını ve hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmalarını sağlamak, kadına karşı ayrımcılığı önlemek ve bilhassa kadına yönelik şiddetle mücadele etmek Ülkemiz için her zaman öncelikli bir hedef olmaya devam edecektir.

Ülkemiz; çerçevesini herhangi bir uluslararası belgeyle sınırlamadan mücadelesini dün olduğu gibi bugün de “kadına yönelik şiddete sıfır tolerans” ilkesi ile kararlılıkla sürdürecek, kadının güçlenmesi de dâhil olmak üzere temel insan haklarının tam tesisine yönelik çalışmalarına çok taraflı bir yaklaşım ve yapıcı diyaloglarla kesintisiz devam edecektir.
Şiddetle mücadelede kaydettiğimiz ilerleme ve başarımızın en temel unsuru Devletimizin bu konuda sergilediği güçlü ve kararlı iradedir.
Söz konusu kararlı duruşumuz, önümüzdeki dönemlerde de gerek hazırladığımız ulusal eylem planları gerekse kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin güçlü ulusal mevzuatımızla istikrarlı bir şekilde devam edecektir.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı  
Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı’


*


Bu açıklama, yukarıdaki sorulara cevap olarak verilmiş ama soruların hepsine cevap olmayan bir açıklamadır. 

Geri kalan soruların cevabını okuyucu kendisi, ilgili sözleşme metninden okuyup değerlendirebilir. Buradaki ve aklına takılan soruların cevabını da muhakeme edebilir.

Sözleşme metnini baştan sona okumadan sözleşme hakkında fikir beyanı, boş boş konuşmaktan öte bir şey değildir.

Vesselam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.