Kişiliğin soyut halinden somutlaşması, bir başka ifade ile görünürlüğü bir bütün olarak ele alma düşüncesi.

Çok cezbedici değil mi ? Sevgiyi hayal ederek onu bir nesneye atfetme güdümü, 


En baştan alalım, kişilik ve zihin yapımızı ne kadar tanıdığımızı gözden geçirip kendi iç yapımızı nasıl ifade ettiğimizi aynaya bakar gibi karşımıza alalım içimizde ki ben canavarını daha basit anlamı ile ben tanrısını, en nihayetinde el tanrısını...

Çoğumuz kendimiz ile alakalı konularda kör ama karşımızda her kim var ise ona karşı bambaşka bir kişilik tasviri ile hayat buluyoruz, zamansal kalıplar geniş kapılar açmaya dair hep en zirvede.

Gönül alma veya gönül kırma arasında ki o keskin çizgiyi eminim ki bir çoğumuz kestiremiyoruz; neyi  değil de nasıl  söylediğimiz kocaman bir soru işareti. 


Varlık çağından bu yana insanlar at gözlükleri ile bir arayış içerisin de beğendirme, beğenilebilme çatısı altında. Oysa ki kaderimizin şekil alma hali parmak uçlarımızda.


"Neyi ne kadar istersen o kadar çabuk sahip olursun" diyordu sokakta yürürken tanık olduğum bir sohbet daha doğrusu kulak misafiri olduğum diyalog.

Günlerce kulaklarımın ve iç sesimin sık sık tekrarladığı bu yegane cümleyi duyduğum andan itibaren kulağımın en görünür kısmında bir küpe olmuş vaziyette. 


Kimseyi kırıp incitmeden bir yola koyulma hayali bir nevi, çocukken bana ne olacaksın diye sorduklarında en belirgin cevabım iyi bir insan olmaktı şimdiler de düşünüyorum da neden bir meslek değil de iyi bir insan olmak?

Hem iyi insan neydi?

Nasıl olunurdu, neyse iç sesimi ve çocukluk düşüncelerimi bir yana bırakarak devam edeyim. Hayatımızı ele alalım çevremizde bize anne babalık, kardeşlik, arkadaşlık yapan insanları.

Kime nasıl davranıyoruz onları belirli kalıplara sığdırırken dilimizi kullanarak nasıl hayat veriyoruz bizim dünyamızda ki rollerine, kırıcı ve bencil miyiz yoksa kim ne ekerse onu biçer düşüncesiyle mi yön veriyoruz zihnimizde ki yerlerine (?)  Bana göre olanı değil sana göre olanı da değil elbette konuştukça anlamalı, kâh dinleyip kâh anlatmalıyız ihtiyaçlar dahilinde olmadan da sevgimizi, nefretimizi çoğu zaman saatler süren suskunluklarımızı önce kendimiz  anlamalı sonra güzelce anlatmalı ki iyi insan olma olasılığını oluşturma gayretini göstermeli...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.