Merhaba Sümeyye hanım sizi kısaca tanıyabilir miyiz?


-Merhaba .. benim adım Sümeyye BOYALI 27 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. 


Dönüşüm projeleri kafanızda nasıl canlandı ve ne zaman hayata geçirmeye başladınız?


-İlk olarak kendi evimi kurmaya başladığımda piyasadaki gereksiz israf ve pahalı fiyatlardan dolayı geri dönüşüme merak sardım baktığım tüm eşyalarda aslında bunu kartondan yapabilirim şunu tahtadan yapabilirim diyerek kendimi olayın içinde buldum ..


Yapmış olduğunuz bu atıkların yada çöp olarak adlandırılan materyallerin geri döndürülmesi projelerini daha büyük kitlelere ulaştırmayı ve bu sayede bir etkileşim oluşturmayı düşündünüz mü?


-Aslında yaptığım tüm ürünleri sosyal medya mecralarımdan paylaşıyorum ve bu tarz konulara ilgisi olan insanlara anlatıyorum ama pek yeterli olduğunu düşünmüyorum. 


Belediye yada kurumsal kuruluşların sıfır atık yada çevresel projelerinde yer aldınız mı? Bu tarz çalışmalar ülkemizde yeteri kadar yapılıyor mu?


- Geri dönüşüm konusunda ülkemizin bir başarı elde ettiğini düşünmüyorum. Proje kapsamında bu tarz faaliyetlerde bulunmasam da gittiğim her yerde elimde çöp poşetleriyle çöp toplamışlığım vardır. İş yerimde çıkan atıklar için belediyeye başvurduğumda kağıt geri dönüşümü yaptıklarını fakat plastik dönüşümü yapmadıklarını belirtiyorlar. Plastik dünyaya kağıttan daha çok zarar veriyor . Ülkemizde bu adımı başlatmak için ilk önce insanlarımızın bilinçlendirilmesi lazım. Hala atık yağını lavabodan döken insanlar var. Plastik materyallerin çöp olduğunu düşünenler var. Tam da bu noktada ufak bir anımı paylaşmak isterim. Bizlerin nelerden koparılıp uzaklaştırıldığımızı göstermek adına önem arz etmekte kanımca... Biz Türk insanları olarak geçmişimize çok bağlı olduğumuzu iddia ederiz. Fakat 15 yaşımda gittiğim Çanakkale'de atalarımızın savaştığı siperlerde cips çöpleriyle karşılaştım. Bu beni gerçekten çok üzmüştü. 


Bu çalışmalarınız yakın çevrenizde nasıl reaksiyon alıyor? Size çevrenizin bakışı nasıl?


-Bazı insanlar yaptığım şeyleri hayranlıkla izliyor ve bunun aklıma nasıl geldiğini soruyorlar.. Aslında bunun cevabı çok basit.. İlginizi neye çevirirseniz algınız ona göre genişliyor. Bazı insanlarsa gereksiz olduğunu düşünüyor. Çünkü atıp yenisini almak daha basit..  Ama geçmişimize dönüp baktığımızda atalarımız kolay kolay hiç bir şeyi atmamışlar. Ve gerçekten bundan 30 yıl önce yapılan mobilya yapıldığı gibi dururken şuan bu tüketim çılgınlığına uyumlu şekilde 5 yılda darmadağın olan eşyalar var..


Biliyoruz ki doğa insanları seviyor fakat insanlar doğayı sevmiyor. Neden çünkü insanlar doğaya zarar veriyor. Siz doğayı nasıl tanımlıyorsunuz ve kendinizi doğanın tam neresinde konumlandırıyorsunuz?


-Ben kendimi doğada bir toz zerreciği olarak adlandırırım çünkü bir gün hiç var olmamışım gibi yok olup gideceğim.. Ama oğluma yeğenime onların evlatlarına bir gelecek bırakmak zorundayım.. İnsanlar evlatlarına miras olarak ev bırakıyorlar para bırakıyorlar arsa bırakıyorlar .. Miras çok yanlış anlaşılıyor. İnsanların 10 tanede evi olsa 1 tanesinde yaşayacaklar 10 tane arabası da olsa bir tanesine binecekler.  Ama başka bir dünya yok henüz hiç bir gezegende yaşam belirtisine rastlanmadı. Çocuklarına bırakabilecekleri tek miras temiz bir doğa, güzel ahlak ve bolca sevgi diye düşünüyorum. 


Bugün gelinen noktada dünyanın neler yaşadığı ve gelecekte neler yaşayacağı ile alakalı neler söylersiniz.


-Geçmişte ki doğa felaketlerine dönüp baktığımda doğanın bizden daha vicdanlı olduğunu düşünüyorum. Oturup 2020'nin lanetli olduğunu düşünmek yerine nerelerde yanlış yaptığımızı düşünmemiz gerekiyor. Bunun herhangi bir yılla alakası yok. Ben kendimi bildim bileli her gelen yıl bir öncekini aratıyor. Yaşam standartlarımızı doğaya uyumlu hale getirmemiz lazım doğanın bize ihtiyacı yok bizim ona ihtiyacımız var. Ve biz doğaya ayak uydurmazsak eğer doğa bizi yok edecek.. Felaketlerin ardı arkası kesilmeyecek.. Ailemizle piknik yaptığımız yerleri pis bırakıp gidersek daha bir çok virüs meydana doğacak. Dere yataklarına ev yaparsak sel elbette ki evlerimizi yıkacak. 


İçinizden geldiği gibi insanların doğayı nasıl korumaları ve doğaya, dolayısıyla insanlığa nasıl faydalı olmaları ile alakalı hangi mesajları vermek istersiniz?


- Bende dahil olmak üzere herkeste saygı problemi var. Bazen bu bi kadına bazen herhangi bir insana bazen hayvana bazen çocuğa ve çoğunlukla doğaya...


Dünya tek benim yada başkasının etrafında dönmüyor. Aman herkes yere çöp atıyor zihniyetinden kurtulup arkadaşım o çöpü yerden alır mısın?  Sana yakışmıyor demeyi öğrenmeliyiz. Bugün piknik yaptığın yere yarın çocuğun gelecek gibi temiz bırakmayı öğrenmeliyiz. Parfümden deodoranttan daha önemli oksijenimizin en büyük kaynağı olan okyanuslarımıza ve içindeki canlılara zarar vermemeyi öğrenmeliyiz. Aman bir izmarit diye attığınız o çöplerin yarın çocuğunuzun yiyeceği balığın midesinde olmasını istediğinizi düşünmüyorum. Ve bence insanların çoğu hareketini düşünerek sergilediklerini de düşünmüyorum. Yoksa düşecek diye ödümüzün koptuğu evlatların yiyeceklerine yaşayacakları yere bu denli zarar vermezdik. Herkesi düşünmeye davet ediyorum. 


Son olarak kadınlar günü için bir mesajınız var mı? 


- Elbette. Her şey den önce kadınlara seslenmek istiyorum. Şiddeti erkeklere biz öğretiyoruz. Herşey bizde başlıyor ve dönüp dolaşıp bizde bitiyor. Çocuklarınızı sevin sevmeyi öğretin. Başkasının fikirlerine saygı duymak zorunda olduğunu öğretin. İnsan olduğumuzu ve hata yapabileceğimizi bilsinler. Aldatıldığı için bir kadını öldürme hakkı olmadığını sadece ayrılma hakları olduğunu bilsinler.


Bir insanın başka bir insanın canını alabilme hakkı ne dini açıdan ne medeni açıdan nede insani açıdan mümkün değildir. Ne takım elbise ne ihanet nede gravat bu durumu meşrulaştıramaz. Bir kadından doğduğumuzu bir kadının babası olabileceğimizi bir kadının abisi bir kadının sevdiği olabileceğimizi unutmayalım.


Sümeyye hanım hakikaten fikirlerinizle bize bambaşka bir dünya ve bambaşka bir doğa oluşturabileceğimizi hissettirdiniz. Değerli fikirleriniz için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir annenin dünyayı değiştirebileceği fikri ile inşallah bundan sonraki hayatımızda daha güzel şeylerin yaşanması duamızla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.